link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

link

Başını Vermeyen Şehit - Hikayeler
Dini Hikayelerİslami HikayelerKıssadan Hisse

Başını Vermeyen Şehit

Girijkal kalesi 1555 yıllarında yüz kişilik bir mücahit ordusu tarafından korunuyordu. Osmanlı mücahitlerinin savunduğu bu kale bini aşkın düşmanın saldırısına uğramıştı. Bu mücahitlerin içinde bulunan bir yiğit de Deli Mehmet’ti. Ne yazık ki Deli Mehmet bu saldırıda şehit düştü. Şehit düşü ancak sergilediği kahramanlığı dillere destan bir öykü oldu. Girijgal kadısının şahit olduğu bu kahramanlık öyküsü onun anlatımıyla destanlaştı.

Yaşanan gerçeği Girijgal kadısı tarafından anlatılan bu destanın yüz beyit kadarı da Peçevî Tarihinde yer almıştır. Hikaye ustası Ömer Seyfettin ise bu hikayeye kayıtsız kalmayarak Peçevî’den alarak “Başını Vermeyen Şehit” ismiyle 15 sayfalık güzel bir hikayeye çevirmiştir. Bu ibretlik hikayenin özeti ise şöyledir:

-Kuru kadı hisarın kapısını açınca bir ne görsün? Askerler Allah Allah nidaları eşliğinde şehadete koşuyorlardı. Her bir asker canı pahasına hücuma geçmişti. İki koldan hücuma geçmişlerdi. Kollardan birinin başında Deli Mehmet diğerinde ise Deli Hüsrev bulunuyordu. Deli Mehmet ve Deli Hüsrev öyle azimliydi ki düşmanlar kaçmasın diye her bir yandan sarmışlardı. Kuru kadı da cübbesini bir kenara atmış bu meydana katılmıştı.

Kuru kadı yiğitçe savaşa koyulan Deli Mehmet’i gözleriyle aradı. Ancak bir türlü göremiyordu. Düşman safında iri bir vücudun yere uzanmış olduğunu gördü. Düşman askeri bir kargıyı bu vücuda saplayıp duruyordu. O sırada şövalye atından inip kargıladığı vücudun başını teninden ayırdı. Ardından eline aldığı başı da alıp atının sırtına atlayıverdi. Kadı koştu arkalarından bütün kuvvetiyle şövalyeye yetişmek istedi. Tam o sırada Deli Hüsrev’in bağırışını duydu.

-Mehmet. Mehmet. Canını verdin ancak başını sakın verme. Diye bağırıyordu.
Kuru kadı bu şehidin Deli Mehmet olduğunu öğrenince içi burkuldu. Olduğu yerde kalakaldı. Bir de ne görsün kesik başlı şehit yerinden bir andan fırlayıp şövalyenin şövalyenin peşinden koşmaya başladı. Öyle bir koştu ki şövalyeye yetişir yetişmez vurmasıyla birlikte kara şövalyeyi yere fırlatması bir oldu. Deli Mehmet’in başsız vücudu başını yerden aldı ve yorgun bir insan gibi oracığa yığılıverdi.
Bütün askerler mücadele içindeyken bunu sadece kuru kadı görebilmişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı